Basından...

Uzmanlarımızla CNN-Türk kanalında yayınlanan Dr.Elif Ilgaz'ın sunduğu Yaşama Sevinci Programı için Özgüven, Okul Başarısızlıkları, Sınav Kaygısı, Marka Tutkunluğu, Çocuk Gelişimi konularında söyleşi yapıldı.

Uzm.Psikolojik Danışman Bülent Budak ile Haber 24 için Online Terapi konusunda haber programı yapıldı.

STV Televizyonunda yayınlanan Hayatın Neşvesi programına Uzm.Psik.Danışman Bülent Budak konuk olarak katılıp trafik terörü konusunda söyleşi yaptı.
Uzm.Psik.Danışman Bülent Budak
Aşk acısını dindirmenin yollarını anlatıyor...


Hülya Dergisi Şubat sayısından...
"Türkiye'de bu konuda uyanışlar var.
www.terapimiz.com
Klasik yöntemlerin dışında e-terapi de uygulayan bir site. Uzm.Psik.Danışman Bülent Budak tarafından verilen e terapi, messenger ve e-mail aracılığı ile olmak üzere 2 yoldan yapılıyor. Budak'a göre bu tedavi şeklini tercih edenler daha çok İstanbul dışında yaşayanlar ve Psikoloğa gitmek istemeyenler.
Eğer messenger yoluyla bu terapiden yararlanmak istiyorsanız hesaba belirli bir para yatırmanız gerekiyor, bu fiyat yüzyüze yapılan görüşmelerle kıyaslandığında daha ucuza gelmesi sebebiyle de tercih ediliyor"
SİTEMİZ TGRT EKRANINDA
Teknolojinin gelişimi ile birlikte, insan hayatında da bu gelişmeye paralel değişimler yaşanıyor. Bir internet sitesi, psikolojik danışmana ihtiyacı olanlara internet üzerinden hizmet veriyor.
Online terapi hizmeti; genellikle iş yoğunluğu, ulaşım sorunları, yaşanılan bölgede psikolog bulunmaması ve ekonomik sebeplerle psikoloğa gidemeyenler tarafından tercih ediliyor. Bilgisayar üzerinden online olarak alınan terapi hizmetinin fiyatı, yüz yüze yapılan görüşmelere göre daha ucuz. İnternet üzerinden online yapılan görüşmeler 30, 60 ve 90'ar dakikalık seanslar halinde uygulanabiliyor. 30 dakikalık bir seansın ücreti 33 YTL. Dileyenler, elektronik posta yoluyla da terapi hizmeti alabiliyor. Karşılıklı olarak yazılan 4 elektronik postanın ücreti ise 80 YTL.
İstanbul, 3 Ağustos 2006 09:10


'ÜNİVERSİTE SINAVI KARAKTER TESTİ DEĞİLDİR!'
ÖSS sınavına hazırlanan öğrencilere çeşitli tavsiyelerde bulunan Uzm. Psikolojik Danışman Bülent Budak, sınava hazırlık sürecinin bir maratona dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Budak, konuyla ilgili olarak öğrenci velilerine de uyarılarda bulundu.
Ümraniye Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Sınav Stresi' adlı seminere konuşmacı olarak katılan Uzm.Psikolojik Danışman Bülent Budak, üniversite
sınavlarına hazırlanan öğrencilere 'stres yapmayın' dedi. Üniversite sınavlarının ülkemizde neredeyse bir karakter testine dönüştürüldüğünü belirten Budak, bu bakış açısının son derece yanlış ve zararlı olduğunu vurguladı. Katılımın yoğun olduğu seminerde öğrencilerin konuşmacıyı dikkatle dinlediği gözlendi.
Konuşmasını güncel hayattan verdiği örneklerle zenginleştiren Uzm.Psikolojik Danışman Bülent Budak, oturduğu yerden kalkarak konuşmasının büyük bir bölümünü öğrenciler arasında gezerek sürdürdü. Öğrencilerin üniversite sınavını doğru anlamaları gerektiği üzerinde yoğunlaşan Budak, onlara ve ailelerine bazı tavsiyelerde bulundu. 'Olaylar nötrdür. Olaylara bizim bakış açımız ve yorumlarımız anlam katar.' diyen Budak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öncelikle şu soruyu sormalıyız kendimize: Hedefimiz nedir? Cevabımız da kesinlikle şu olmalıdır: Mutlu olmak! Diploma, sınav, okul, üniversite sadece birer araçtır. Dolayısıyla üniversite ve üniversite sınavına bakış açımızı da buna göre şekillendirmeliyiz."
"Üniversite sınavını kaybetmek dünyanın sonu değildir." diyen Budak, hayatta başarılı insanla, başarısız insan arasındaki tek farkın ise başarılı insanın, başaramadığında tekrar denemesi olduğunun altını çizdi. Öğrenci velilerinin de bu konuda hassas olmaları gerektiğini hatırlatan Budak, özellikle sınav öncesinde öğrencilerin psikolojik olarak kendilerini iyi hissetmeleri ve güven problemi yaşamamaları gerektiğini belirtti. Uzm.Psikolojik Danışman Bülent Budak'ın öğrencilere 'asla aklınızdan çıkarmayın' dediği tavsiyeler ise şunlar:
-Üniversite sınavı karakter testi değil, bilgi testidir.
-Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
-Kazanmamanız durumunda kendinizi yargılamayın.
-Başarısızlığı düşünüp sorun yapmayın. Üzüntü asla çözüm değildir.
-Üniversiteye girmek için girmeyin. Bir amacınız olsun.
-Hayatınızı üniversiteden ibaret görmeyin. Üniversite, hayatı kaliteli kılmanın sadece bir yoludur.
-Eğitim iş kazanmak değil, yaşam kalitesini yükseltmektir.
-Sonuca değil, sürece odaklanın.
-Başkalarının bu konudaki düşüncelerini umursamayın. Kaybetseniz bile amacınız kazanmaya çalışmak olsun.
Visa Türkiye Web Sitesi Danışma Kurulu Üyesi Bülent Budak'ın Kariyer Konulu Yazısı
Uzman Psikolojik Danışman Bülent Budak, gençlerin kariyer planı yaparken
karşılaştıkları, üç başlık altında toplanabilecek -Doğru seçimler yapmak, Kendini geliştirmek ve Geleceği iyi planlamak- sorularına açıklık getirdi.
Gelecekle ilgili belirsizliklerim ve bundan kaynaklandığını düşündüğüm kaygılarım var, bu nedenle ailemle de sorunlar yaşıyorum. Geleceğim konusunda en doğru seçimleri nasıl yapabilirim?
NE OLMAK İSTEDİĞİNE KARAR VER...
Değerli gençler; yaşam yolculuğunun belki de ilk adımı nereye gideceğimize karar vermemizdir. Hiçbir şey seçmeyen kişi, hedefi olmayan havaya yumruk atan insana benzer. Rakibi olmayan boksör gibi havayı döver ve komik bir duruma düşer. Rakibi olmayanın da galip olma şansı sıfırdır. Çünkü galibiyet, ancak rakibin yenilmesiyle kazanılır. Unutmayın ki dün neyi seçtiyseniz bugün onu yaşıyorsunuz. Bu konuda çok büyük bir sorumluluğumuz var. Yani olaylar ve yaşantılar çoğu zaman başımıza gelmiyor, biz olay ve yaşantıların başına geliyoruz. Aslında seçim her an çoğunlukla farkında olmadan yaptığımız bir eylemdir. Şu an ne giydiğimizi, kişisel tarzımızı, hangi yolu kullandığımızı, her davranışımızı bazen manuel olarak, çoğunlukla da otomatik olarak seçiyoruz. Nasıl seçersek seçelim seçim bize aittir. Seçim bize ait olduğu için yaptığımız her davranışın sorumluluğu da bize aittir (Çiftçi kuralı; ne ekilirse o biçilir).
Doğru seçim, (özellikle meslek ve kariyer seçimini) yapabilmek için önce şuna ihtiyacımız var... Kendimizi Çok İyi Tanımak... Bazı gençler bizlere gelip şuna benzer sorular soruyorlar; Ben gelecekte ne olayım? Hangi mesleği seçeyim? Bu soru şuna çok benziyor!!! Ben hangi ayakkabıyı alayım?.. Hangi ayakkabıya ihtiyacı olduğunu, hangi modeli sevdiğini, hangi renkten hoşlandığını, maddi imkanlarını ancak kişinin kendisi bilebilir değil mi? Bunun gibi mesleğini de insan ancak kendisini tanıyarak seçebilir.
Peki kendimizi nasıl tanıyabiriz? İnsanlarla ilişkilerimizi artırarak (Kişi kişinin aynasıdır), çok okuyarak, kendimizi ve duygularımızı gözlemleyerek, sorunların üzerine giderek, rehber öğretmenlerimizden yardım isteyerek...
- Kararlar veriyorum ama her işim yarım kalıyor, başladığım hiçbir işi bitiremiyorum. Çalışıyorum ama kendimden emin olamıyorum.
PLANLAMA YAP.
İnşaata başlayacak olan mühendis önce neler yapar? Hemen işe koyulup birkaç usta bulup inşaata mı başlar, yoksa mimarla birlikte tasarım ve hesaplamalar mı yapar, yani proje mi hazırlanır?
Tabii ki önce tasarımlar, projeler hazırlanır hatta binanın maketi bile yapılır. Öğrenci için de bu yol aynıdır. Ne istendiğine, gelecekte nereye varılmak istendiğine karar verildikten sonra yapılacak ilk iş yıllık, aylık ve haftalık çalışma planları yapmaktır. Nasıl proje olmadan toprağa kazma vurulmazsa plan yapılmadan kağıda kalem vurulmaz yani çalışmaya başlanmaz. Plansız çalışma verimsiz ve boş bir çalışmadır. Plan mutlaka kağıda yapılır. Kafada plan olmaz. Tabii ki her türlü hastalığı iyileştirecek ilaç olmadığı gibi her öğrenci için de farklı plan gerekir ve planı öğrencinin kendisi yapar.
- Eğitim ortamında (üniversite, ilköğretim, lise, dershane gibi) geleceğe yönelik verilen bilgilerin bana gelecekteki yaşamımda yeterli olması konusunda bazı tereddütlerim var. Bu tereddütlerimi gidermek ve kendimi geliştirmek anlamında neler yapabilirim?
KENDİNİ GELİŞTİR.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir; "Eğitim ortamında öğretmek değil öğrenmek kavramı daha doğrudur" yani öğretmen öğretmez, öğrenci öğrenir.
Öğrenme ve kendini geliştirme sorumluluğu öğrenciye aittir. Eğitim kurumları yol gösterme işlevini görür, gösterilen yolda öğrencinin kendisi gider. Kişisel gelişim günümüzde tüm dünyada güncel bir kavram olarak yaşıyor. Bu konuda sürekli seminerler veriliyor, yazılar yazılıyor. Bu konuda da kafamızı fazla karıştırmadan önce ne istediğimize, nereye varmak istediğimize karar verip yine bir plan çerçevesinde harekete geçmemiz gerekir.
Şu çok iyi bilinmelidir ki; yaşamda denge çok önemlidir. Tabii ki yaşam sadece çalışmaktan ibaret değildir. Sorumluluk terazinin bir kefesinde, çalışmak da diğer kefesindedir. Yani başarının sırrı çok basittir; "Eğlence-Çalışma Dengesi"ni kurmak.

0212 2579445