<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>BB Psikolojik Dan&#305;&#351;manl&#305;k Forumu</title>
  <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum</link>
  <description>XML içerik linki; BB Psikolojik Dan&#305;&#351;manl&#305;k Forumu : Son 10 Gönderilenler</description>
  <pubDate>Thu, 11 Mar 2010 05:59:06 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 20:11:20 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.04</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.bbdanismanlik.com.tr/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <item>
   <title>Tan&#305;&#351;ma K&#246;&#351;esi : tanışma</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1511&amp;PID=14491#14491</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=14">Uzm.Psik.Füsun</a><br /><strong>Konu:</strong> tanışma<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 10-Mart-2010 Saat 20:11<br /><br />hoşgeldiniz...<DIV></DIV>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 10 Mar 2010 20:11:20 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1511&amp;PID=14491#14491</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Tan&#305;&#351;ma K&#246;&#351;esi : tanışma</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1511&amp;PID=14490#14490</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=2273">ilkhikaye</a><br /><strong>Konu:</strong> tanışma<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 10-Mart-2010 Saat 17:59<br /><br />meraba,<br>bi karar verme aşamasındayken sitenize rastgeldim. bana fikir verebilme ihtimali olduğunu umuyorum. <br>şimdilik ufak bi başlangıç.. <br>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 10 Mar 2010 17:59:44 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1511&amp;PID=14490#14490</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Uzm.Psik.Dan.B&#252;lent Budak : Evlilikte Mutluluk Mücadele İster</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1854&amp;PID=14489#14489</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=1">uzman</a><br /><strong>Konu:</strong> Evlilikte Mutluluk Mücadele İster<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 09-Mart-2010 Saat 14:07<br /><br /><P>Yaşamın her alanında olduğu gibi her konuda sorumluluğu üzerimize almamız gerekiyor.İnsan doğası gereği hataları ya da başarısızlıkları karşısında hep bir sorumlu arar,bulamadığında da "şeytana uydum"deyip işin içinden sıyrılmaya çalışır.Evliliklerde yaşanan sorunlarla ilgili olarak da tam bir sorumluluk almak gereklidir.Evliliklerde yaşanan sorunlarla ilgili olarak kimi zaman evlilik kurumu,kimi zaman ekonomik nedenler kimi zaman metropol şartları ya da bir başka bir alana sorumluluk yüklemek çok doğru değildir.Sorunun kaynağı genelde çevrede ya da şartlarda değil insanın&nbsp; içindedir.</P><P>Hiç bir mazeret ya da koşul evlilik ilişkisinde başarının yerini tutamaz.Bu nedenle bir takım olumsuz koşullara takılmak yerine yaşamdan ve evlilikten beklentilerimizi rasyonelleştirmeye,doğru iletişim tekniklerini öğrenip uygulamaya ve evrensel doğrularla uyumlu bir karakter inşa edilmesine odaklanmak çok daha doğrudur.</P><P>İnsan sosyal bir varlık olmak yönünde yaratılmıştır ve kendisine bunu gerçekleştirebilmesi için başta cinsel duygu olmak üzere bazı duygular verilmiştir.Yani doğanın kurgusu karşı cinsle birlikteliktir.Bu anlamda yalnız yaşamak çok zordur.</P><P>Son zamanlarda bir moda oldu gidiyor bazı olumsuz düşünceler gelişti;<BR>-sorun varsa eşini çekmek zorunda değilsin<BR>-dünyaya bir defa geliyorsun<BR>-insan ömrü kısa<BR>-ona mecbur değilsin ekonomik gücün var<BR>vs..</P><P>Bence yaşamda her alanda olduğu gibi savaşmak en doğru seçenektir.Kolaycılık,mücadeleden kaçmak,mükemmeliyetçilik,fazla sahiplenmek evliliğin düşmanlarıdır.Unutulmamalıdır ki insan hayatında boşanmak her zaman bir çözüm değildir.</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 09 Mar 2010 14:07:23 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1854&amp;PID=14489#14489</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Ki&#351;isel Sayfalar : Selvi&#039;nin kişisel sayfası</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1603&amp;PID=14488#14488</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=1905">selvi</a><br /><strong>Konu:</strong> Selvi&#039;nin kişisel sayfası<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 06-Mart-2010 Saat 23:44<br /><br />Uzunca bir aradan sonra tekrar burdayım arkadaşlar hepinize&nbsp;MERHABA diyorum.Özlemişim yaa burayı :):):)]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 06 Mar 2010 23:44:50 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1603&amp;PID=14488#14488</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Uzm.Psikolog F&#252;sun Budak  : DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN...</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1853&amp;PID=14487#14487</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=14">Uzm.Psik.Füsun</a><br /><strong>Konu:</strong> DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 05-Mart-2010 Saat 17:29<br /><br /><P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 3.75pt" =Ms&#111;normal><B><I><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Times New Roman','serif'; COLOR: black; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-: TR">Henüz kırılmamışsa kalbidir.<BR>Kırılmışsa, ıslak bakan gözleri.<BR>Artık ağlayamıyorsa, dudağının kenarına yerleşmiş hüznü.<BR>Hüznü bile hissetmiyorsa artık, buz tutmuş parmakları.<BR>Isınmıyorsa, konuşmuyorsa ve artık hiç gülmüyorsa.. Anılarda kalmış çocukluğudur.<BR>Ama muhakkak tatlı bir yeri vardır kadının.</SPAN></I></B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Times New Roman','serif'; COLOR: black; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-: TR"> <BR><B><I>Yeter ki severek bakan bir çift göz olsun üstünde.</I></B> <BR><B><I>Kadın, severek gösterir sakladığı tadı...</I></B>&nbsp;</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Times New Roman','serif'"><?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p><FONT size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><FONT face=Calibri>Bu dizeler kadının hissettiklerini anlatırken, kadınlar için neler yazabileceğimi de şekillendirdi. Kadının ne kadar anlaşılmaz olduğunu söyler erkekler&#8230; Bir taraftan anlaşılması ne kadar zor ise, diğer taraftan da bir o kadar kolaydır aslında&#8230; Anlamak için uğraşıyor muyuz gerçekte bu önemli&#8230;<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><FONT face=Calibri>8 Mart Dünya Kadınlar Gününün de yaklaşması nedeniyle kadınların yaşadıklarını, beklentilerini, hayata bakış açılarını, düşüncelerini, duygularını ve tepkilerini paylaşırken, diğer taraftan da karşı cins tarafından nasıl algılandığını da dile getirmeden geçmek olmaz diye düşünüyorum.<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><FONT face=Calibri>Geçmişte ve günümüzde ikinci planda olmayı, birilerinin gölgesinde kalmayı seçmiştir kadın kendine&#8230; Kendi seçimi olmakla beraber toplumun da onu bu şekilde yönlendirdiğini unutmamak gerek. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><FONT face=Calibri>Çocukluk dönemlerinden beri kadınları tanımlayan, onların cinsleriyle ilgili dalga geçilen pek çok söz duyarız. &#8216;Eksik etek, saçı uzun aklı kısa, sen ne anlarsın, kız halinle her şeye burnunu sokma, bu erkek işi&#8217; gibi. Bu tür olumsuz sözcükler ya da cümlelerle programlanır. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><FONT face=Calibri>Erkeklerin kadınları bu şekilde değerlendirmelerinin yanı sıra kadınlar da birbirine bu tür yüklemelerde bulunurlar. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><FONT face=Calibri>Kadından erkeğine destek olması, aileyi toparlaması, evinin ve aile bireylerinin bakımını üstlenmesi beklenir. &#8216;Yuvayı dişi kuş yapar&#8217;, &#8216;Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır&#8217;, &#8216;Bir kadın erkeği vezir de, rezil de eder&#8217; gibi&#8230; Bu sözlerle de kadından beklenenler ve arka planda olması gerektiği açıkça belirtilmiştir. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><FONT face=Calibri>Doğrusunu söylemek gerekirse söz söyleme hakkı yokmuş gibi görünse de evliliklerde kayınvalide sorunlarına bakıldığında durumun hiç de öyle olmadığını düşünebiliriz. Belki de geçmişte ezilmenin ve baskının sonuçları olarak kendini güçlü hissetmeye başladığında ezen ve baskılayan konumuna geçmektedir. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><FONT face=Calibri>İş yaşamında da yönetici konumunda ise daha agresif ve dominant bir tutumla bu ezilmişliğinin adeta intikamını almaya çalışır. Kimi zaman kadın her şeyini erkeği ile paylaşırken, kimi zaman kadın erkeğinin elinde avucunda ne varsa alıp götürür. Kimi zaman anne şefkati ile severken, kimi zaman acımasız bir düşmana dönüşebilir.<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR"><FONT face=Calibri>Tarihsel sürece baktığımızda da kadın erkeğin kölesi olmuştur. Amazonları saymazsak!.. Dinsel, sosyal, siyasal, bireysel ve ekonomik her anlamda kadın hep ikinci planda yer almıştır. Avrupa&#8217;da yıllarca bu durum devam etmiştir. Dini açıdan şeytan tarafından kullanıldığı düşünülmüş ve cadı ilan edilerek ateşe atılıp yakılmıştır. Erkeği kandırabileceği iddia edilerek tecrit edilerek işkence gördüğü dönemler olmuştur kadının&#8230; Kadın değersizleştirilip, hiçbir hak verilmemiştir. Şahitliğinin kabul edilmemesi, boşanma özgürlüğünün olmaması gibi&#8230;<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR"><FONT face=Calibri>Gelenek ve görenekler erkeklerin istediği şekilde biçimlendirilmiştir. Daha çok kadını kısıtlamaya yönelik kurallar ortaya konmuştur. Günümüzde kadın eskiden yaşadığı eziyetleri yaşamamakla birlikte ikinci planda kalmaya devam etmektedir. Erkeğin yanında yürümesi teşvik edilmek yerine erkeğin arkasında kalması desteklenmektedir. İyi bir anne ve eş olması her şeyden önce gelmektedir ve beklenmektedir. Çocuğu ya da eşi için işini bırakmaya zorlanmaktadır. Aile fertlerinin böyle düşünmesinin yanı sıra kadının kendisi de buna inanmaktadır. İşten ayrıldığında da statü ve kariyer kaybıyla kendini güvensiz, yalnız ve mutsuz hisseder. Kadın da bu rolü benimsemiş ve kendini tanıtmak zorunda kaldığında &#8216;ben bilmem kimin eşiyim&#8217; diyerek kendi kimliğini ortaya koymamaktadır.<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN>Daha önce de dediğim gibi toplum baskısının yanı sıra arka planda kalmayı tercih eden kadınlarda az değil. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR"><FONT face=Calibri>Kadından affedici, fedakar, destekleyici, sabırlı ve uyumlu olması beklenir. Evi, eşi ve çocukları toparlayıcılık görevi verilir. Aldatıldığı hatta şiddet gördüğü hallerde bile evliliğini devam ettirmesi beklenir. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR"><FONT face=Calibri>Kadından anne olması beklenir. Bunun içinde atıflarda bulunulur. &#8216;Cennet anaların ayakları altındadır&#8217;, &#8216;karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin&#8217; diyerek annelik için desteklenir. Kadın da kendini anne olmak için şartlandırır. Bir kadın için anne olamamakta da yetersizlik duygusuna sebep olur. Üretkenliği sadece bu yönde alkışlanır, destek görür. Menapoz döneminde de kendini değersiz, suçlu ve işe yaramaz hissetmesini buna bağlayabiliriz. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR"><FONT face=Calibri>Kadın evde, iş hayatında, erkekler dünyasında, hatta kadınlar dünyasında hep bir rekabet, kendini beğendirme ve ispat etme çabasındadır. Kimi zaman cinsiyetini ve rolünü kabul etmeyerek sürekli bir çatışma, mücadele ve memnuniyetsizlik yaşar. <o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR"><FONT face=Calibri>Kadın cinselliği talep etmez, erkeğin talep ettiği cinselliği yaşamaya çalışır. Erkek tarafından cinsellik istenmediği ve başlatılmadığı zaman kadın kendini beğenilmemiş olduğunu düşünür ve kendini aşağılanmış ve değersiz hisseder. Nazlanan ve istemiyormuş gibi davranması aynı zamanda da erkeğini reddetmemesi istenir. Yaşadığı çatışma cinselliği de rahat bir şekilde yaşamasını engeller.<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR"><FONT face=Calibri>Evet aslında kadının genetik olarak getirdiği farklılıklar vardır. Roller de faklıdır. Bunları kabul ediyoruz ama sevgi ve şefkat göstermeden sevgi göstermesini beklemek, saygılı davranmadan saygı duymasını beklemek, güven vermeden güvenmesini beklemek, paylaşmadan paylaşmasını beklemek ne kadar doğru&#8230; Kadına yönelik şiddet ve taciz devam ederken, onun yumuşak, sakin, sevecen ve naif olmasını bekleyebilir misiniz?<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR"><FONT face=Calibri>Her yılın mart ayının 8.gününde Dünya Kadınlar Günü kutlanıyor. Bir güne sığdırılabilir mi?<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><FONT face=Calibri><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt; mso-fareast-: TR">Bugün ile ilgili tarihi geçmişini de hatırlatarak yazıma son vermek istiyorum&#8230;</SPAN><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-SIZE: 12pt"><o:p></o:p></SPAN></FONT></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-FAMILY: 'Verdana','sans-serif'; COLOR: #282828; FONT-SIZE: 9pt; mso-bidi-font-family: Tahoma">Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında ABD&#8217;nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40 bin işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.<BR><BR>1910 yılında Danimarka&#8217;nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi.<BR><BR>2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş yıllarında adeta yok olmaya yüz tutan kadın hareketi, 1960&#8217;ların sonunda tekrar canlandı. BM&#8217;nin 1975 yılını kadın yılı olarak ilan etmesi ve bunu takiben 1975-1985 arasının kadınların on yılı olarak açıklanması harekete gönül verenleri yüreklendirdi.<BR><BR>1977&#8217;de UNESCO&#8217;nun 8 Mart&#8217;ı Dünya Kadınlar Günü olarak açıklamasından bu yana dünyanın her yerinde Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. 8 Mart sadece kadınları hatırlamaya değil, kadın hakları, kadın-erkek eşitsizliği ve kadına karşı şiddet gibi sorunların da tartışılmasına vesile oluyor. Dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin anıldığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün olarak kutlanıyor.</SPAN></B></P>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 05 Mar 2010 17:29:10 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1853&amp;PID=14487#14487</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Uzm.Psikolog F&#252;sun Budak  : Siz nereye bakıyorsunuz?...</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1852&amp;PID=14485#14485</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=14">Uzm.Psik.Füsun</a><br /><strong>Konu:</strong> Siz nereye bakıyorsunuz?...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Mart-2010 Saat 16:23<br /><br />&nbsp;<FONT color=#953734><strong>ANEKDOT.....<BR></strong></FONT>&nbsp;<BR><TABLE border=0 cellSpacing=0 cellPadding=0><T><TR><TD vAlign=top><FONT size=4>&nbsp;</FONT><strong><FONT color=#7f003f size=4>Ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. Ama karısının<BR>&gt; cesedi ortada yoktu.<BR>&gt; Futbolcu sanık sandalyesinde oturuyordu.<BR>&gt; <BR>&gt; Kucak dolusu parayla tuttuğu avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu:<BR>&gt; "Sayın jüri üyeleri, müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum.<BR>&gt; Buna az sonra sizler de inanacaksınız. </FONT></strong><BR><strong><FONT color=#7f003f size=4>Neden mi? </FONT></strong><BR><strong><FONT color=#7f003f size=4>Bakın, şimdi ona</FONT></strong><strong><FONT color=#7f003f size=4> kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karısı bu kapıdan içeri girecek...<BR>&gt; <BR>&gt; 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10"<BR>&gt; <BR>&gt; Bütün jüri kapıya döndü. Kimse girmedi içeri.<BR>&gt; <BR>&gt; Avukat bir savunma dahisiydi, öldürücü hamlesini yaptı:<BR>&gt; "Bakın, siz de kadının öldüğüne inanmıyorsunuz. </FONT></strong><BR><strong><FONT color=#7f003f size=4>Çünkü hepiniz içeri girecek diye kapıya baktınız. İşte kararı buna göre vermenizi talep ediyorum."<BR>&gt; Ancak jüri ünlü futbolcuyu suçlu bulduğunu bildirdi ve dava bu şekilde<BR>&gt; sonuçlandı.<BR>&gt; Mahkeme çıkışında avukat, jüri başkanına yaklaştı:<BR>&gt; "10' a kadar saydığımda siz de diğer üyeler gibi kapıya baktığınız<BR>&gt; halde neden böyle bir karara imza attınız?"<BR>&gt; "Doğru" dedi jüri başkanı; </FONT></strong><BR><strong><FONT color=#7f003f size=4></FONT></strong>&nbsp;<BR><strong><FONT color=#7f003f size=4>"Ben de kapıya baktım, ama müvekkiliniz kapıya bakmıyordu."<BR>&gt; <BR>&gt; <BR>&gt; En iyi analist herkes bir noktaya bakarken, o noktaya yönelen<BR>&gt; bakışları izleyen kişidir.<BR></FONT></strong>&gt; <BR></TD></TR></T></TABLE>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 03 Mar 2010 16:23:00 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1852&amp;PID=14485#14485</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Uzm.Psikolog F&#252;sun Budak  : Zamanla Yarışan Kadınlar...</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1851&amp;PID=14484#14484</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=14">Uzm.Psik.Füsun</a><br /><strong>Konu:</strong> Zamanla Yarışan Kadınlar...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 02-Mart-2010 Saat 09:39<br /><br /><DIV lang=TR v="purple" ="blue"><DIV><P =Ms&#111;normal><FONT size=3 face=Arial><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">Elif Safak </SPAN></FONT></P><P =Ms&#111;normal><FONT size=3 face=Arial><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">&nbsp;</SPAN></FONT></P><P =Ms&#111;normal><FONT size=3 face=Arial><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">Zamanla yarisan kadinlar <BR>16.11.2009 </SPAN></FONT></P><P =Ms&#111;normal><FONT size=3 face=Arial><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">&nbsp;</SPAN></FONT></P><P =Ms&#111;normal><FONT size=3 face=Arial><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><BR>Yap-boz 'puzzle' gibi bazi kadinlarin hayati. <BR>Parcalar bir butune tamamlaniyor elbet ama parcali kalma hali hic degismiyor. <BR>Bazen kendimi ayni anda havada sekiz top cevirmeye calisan bir akrobat gibi hissediyorum. <BR>Oyle zamanlar oluyor ki toplar uyum icinde donuyor, muazzam bir dengede, ahenkle. <BR>"Vay be," diyorum kendi kendime, "ayni anda ne cok is yapabiliyorum". <BR>Oyle zamanlar oluyor ki butun toplar sozlesmis gibi cikiyor yorungeden, hepsi paldir kuldur kafama iniyor. <BR>Hicbir sey beceremiyorum. Hicbir seyi tam yapamiyorum.</SPAN></FONT></P><P =Ms&#111;normal><FONT size=3 face=Arial><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">&nbsp;</SPAN></FONT></P><P =Ms&#111;normal><FONT size=3 face=Arial><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">Sabahin bir saati evden cikmisim. <BR>Yapacak o kadar cok is var ki, nereden baslayacagimi kestiremiyorum. <BR>Gun yirmi dort saat degil, otuz alti saat olsa keske. <BR>Sakiz gibi sundurebilsek ellerimizde. <BR>Evin isleri, seyahatler, cocuklarin kosturmacasi, biriken emailler, edilecek telefonlar, imza gunleri, okuma etkinlikleri, onceden verilmis sozler, sorumluluklar, randevular ve ozgurce yazi yazmak arasinda bolunmusum gene. <BR>Kendimden en az alti adet klonlamak istiyorum. <BR>Sonra her birimizi bir baska yone gonderirim. <BR>Birimiz cocuklara bakarken, birimiz roman yazar; birimiz yurtdisinda edebiyat festivallerine katilirken, birimiz supermarkette domates, portakal secer. <BR>En "siradan" gibi gorunen isleri de, en "sanatsal" gibi gorunenleri de yan yana yuruturuz boylelikle. <BR>Anneme sitem dolu bir mesaj yolluyorum cep telefonundan, "Altiz dogursaydin ya beni!" <BR>Kadincagizdan gelen mesaj soyle: "Senden altiz dogursaydim, alti kat hizli yaslanirdim." <BR>Ardindan bir mesaj da Eyup'e yolluyorum. <BR>"Gene yetisemiyorum hicbir ise. Altiz olsaydim fena mi olurdu?" <BR>Eyup'den gelen cevap iki kelime: "Allah korusun." <BR>&nbsp; <BR>Ayni anda birden fazla yere yetisme, birden fazla insan olma hallerini erkekler tam olarak bilmiyor. <BR>Kadinlara has bir meziyet bu. Hem meziyet hem eziyet. <BR>En cok kadinlar bolunuyor. İs, ev, aile, birey, toplum... arasinda. <BR>Kadin, cok kazanan bir i s kadini da olsa, daha mutevazi sartlarda yasayan bir memur da olsa ayni bolunmusluk duygusunu tasiyor icinde. İsteyken aklimiz evde, evdeyken aklimiz iste. <BR>Sofraya konan yemegin kalitesinden, dolapta diyet kola olup olmamasindan kendimizi sorumlu tutuyoruz. <BR>Kadinlik karnelerimiz ellerimizde, habire kendimize not veriyoruz. <BR>Ustelik notumuz da kit. "Evi cekip cevirme: Orta. Temizlik ve Titizlik: Orta. Duzenli ve Planlama Olma: Kirik." <BR>&nbsp; <BR>Butun gun disarda calissak da bu "evcimen sorumluluk duygusu" degismiyor nedense. <BR>Ustelik ev isleri o kadar "gorunmez" faaliyetler ki, siz saatlerce calisip didinebilirsiniz, her seye yetismek icin ter dokebilirsiniz, gene de aksam esinizin gozune butun gun hicbir sey yapmamis gibi gorunebilirsiniz. <BR>Ne ikramiyesi var ev islerinin, ne fazla mesaisi. Ne bonus biriktiriyorsunuz, ne bir yere isleniyor fazla puanlariniz. <BR>Miles &amp; Miles karti yok ev kadinliginin. <BR>Senelerce durmadan calissaniz bile, hicbir yere bedava ucurmuyorlar odul olsun diye. <BR>&nbsp; <BR>Zaman yetmiyor bize. Adeta kosarcasina, bir yangindan kendimizi kacirircasina, telasla yasiyoruz bazen. <BR>Ayni anda birden fazla kimlige burunuyoruz. <BR>Kadinlarin bir gunu erkeklerin uc gunune denk belki de. <BR>Biz bir gune uc gunun isini sikistiriyoruz. <BR>Bu yuzden onlardan daha cabuk yaslaniyoruz. <BR>Hicbir kirisiklik kremi, hicbir botoks yetmiyor kadinlarin bolunmuslugunu duzeltmeye... <BR>&nbsp; <BR>Ahmet Hamdi Tanpmar Saatleri Ayarlama Enstitusu'nde Dogu ile Bati'nin "esyaya ve zamana tasarruf etme" tarzlarinin farkli oldugunu soyler. Belki de bu hususta sadece Sark ile Garp arasinda degil, erkek ile kadin arasinda da derin farklar var. <BR>Zaman tek bir kelime ama tek bir sekilde yasanmiyor iste. <BR>"Zaman" baska, "vakit" baska, "an" baska, "dem" baska, "dehr" baska. <BR>Halbuki biz unutuyoruz bu ayrimlari. <BR>Zamana odaklanmaktan "an"i yasamaya firsat bulamiyoruz ki. <BR>Hayatimiz ya gelecegi planlamakla geciyor, ya gecmisi hatirlamakla. <BR>En az yasadigimiz hakikat, " su an"in hakikatidir aslinda. <BR>Bir kapisi gecmise, bir kapisi gelecege acilan "an"in ismi ise "dem". <BR>İcinde onceki ve sonraki zamanin olasiliklarini tasiyor. <BR>Bu yuzden dervisler tekrar eder durmadan, "dem bu demdir dem bu dem... " <BR>&nbsp; <BR>Peki ya dehr? Kesintisiz bir sekilde uzayip giden, dolayisiyla dilim dilim ayrilmayan o sonsuz butunun adidir dehr. <BR>Kimi alimler der ki: "İnsanin zamanina 'zaman' deriz, Tanrinin zamanina ise 'dehr'. <BR>&nbsp; <BR>"Peki ya biz kadinlarin zamansal bolunmuslugune ne ad verecegiz? <BR>"Dantel Zaman"... <BR>Cunku el emegi goz nuru dantel dantel oruyoruz zamani, arada bazi ilmikleri kacirsak bile...</SPAN></FONT></P><P =Ms&#111;normal><FONT size=2 face=Arial><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 10pt">&nbsp;</SPAN></FONT></P></DIV></DIV><BR><!-- end sanitized  -->]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 02 Mar 2010 09:39:15 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1851&amp;PID=14484#14484</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>F&#305;kralar : Derin Dondurucu :)))</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1850&amp;PID=14483#14483</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=14">Uzm.Psik.Füsun</a><br /><strong>Konu:</strong> Derin Dondurucu :)))<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 01-Mart-2010 Saat 18:12<br /><br /><DIV>Alıntı...</DIV><DIV>&nbsp;</DIV><DIV>Ahirette 2 Kadın Yeni tanışıp başlamışlar sohbet etmeye<BR><BR>- Selam, benim adım Wanda .<BR><BR>- Selam, benimki d<SPAN =text_exposed_hide>...</SPAN><SPAN =text_exposed_show>e Slyvia, sen nasıl öldün?<BR><BR>- Donarak öldüm.<BR><BR>- Ne kadar... korkunç.<BR><BR>- Yok o kadar kötü değildi, soğuktan titremem geçince ısınmaya başladım ve uyku bastı, sonunda huzur dolu bir ölüm.<BR><BR>- Peki sen nasıl öldün? Diye Sormuş Diğeri<BR><BR>- Ağır bir kalp krizi geçirdim. Kocamın beni aldattığını sandım, onu iş<BR>üstünde yakalamak için eve erken geldim, fakat evde tek başına<BR>televizyon seyreder halde buldum.<BR><BR>- Sonra ne oldu?<BR><BR>- Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim, bütün evi aramaya başladım. Çatıyı, yatakların altını her yeri aradım fakat bulamadım. Ararken aşırı yorulmuşum, kalp krizi geçirdim ve öldüm.<BR><BR>Diğer Kadın Sonrasında Şöyle Demiş <BR><BR>- Ah be güzelim Keşke derin dondurucuyada baksaydın, şu anda ikimiz de ne güzel yaşıyor olacaktık. :)<BR></DIV></SPAN>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 01 Mar 2010 18:12:04 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1850&amp;PID=14483#14483</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Uzm.Psikolog F&#252;sun Budak  : Kış Depresyonu...</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1848&amp;PID=14482#14482</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=673">gülümm</a><br /><strong>Konu:</strong> Kış Depresyonu...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Şubat-2010 Saat 15:41<br /><br />Evet pırıl havalarda insanlar kendisini daha enerjik daha güzel daha aktif hissettiği için&nbsp; sahillerde yaşanan yaz aşkları da bu yüzden olsa gerek.]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 26 Feb 2010 15:41:10 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1848&amp;PID=14482#14482</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Uzm.Psikolog F&#252;sun Budak  : Geçmişin Etkileri...</title>
   <link>http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1828&amp;PID=14481#14481</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/member_profile.asp?PF=1134">svel</a><br /><strong>Konu:</strong> Geçmişin Etkileri...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 23-Şubat-2010 Saat 18:20<br /><br /><DIV>Füsun Hanım Merhaba</DIV><DIV>sizden fikir almak istiyorum.erkek arkadaşımın sorunları var.yaklaşık 4 senedir beraberiz.kendi içimizde de ciddi problemler yaşadık.sadece benimle değil sorunları çevresindeki herkesle yaşadığını görüyorum ve düşünüyorum.biraz araştırma yaptımkndisinin insanlara karşı davranışları ve tutumları doğrultusunda,açıkçası kişilik bozukluğu olduğuna kanaat getirdim.tabi bu teşhisi koyacak kişi ben değilim.fakat kendisine o kadar çok benzeyen bir kişilik bozukluğu buldum ki.borderline kişilik bozukluğunda yaşanan tüm sıkıntılarn ve belirtilerin kendisinde olduğunu düşünüyorum.ve bu rahatsızlık genellikle geçmişte yaşanan bazı olaylara dayanıyormuş.kendiside küçükken babasını kaybetmiş ve ailesininde söylediğine göre kayıptan sonra çok değişmiş.kendisine nasıl yardımcı olabilirim.inanın bende çok zor günler geçiriyorum.tahammül edilemeyecek derece boş öfkeler yaşıyor ve banada yansıtıyor.<BR>sizden yardım rica ediyorum.<BR></DIV>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 23 Feb 2010 18:20:08 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.bbdanismanlik.com.tr/forum/forum_posts.asp?TID=1828&amp;PID=14481#14481</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>