psikoloji forum
   Bülent Budak     Füsun Budak     Messenger Danışma      Telefon Danışma        E-Mail Danışma
                                       Uzm.Psik.Dan.Bülent Budak             Uzm.Psikolog Füsun Budak        psikoloji       psikoloji       psikoloji     psikoloji         
  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş

Uzm.Psik.Dan.Bülent Budak
 BB Psikolojik Danışmanlık Forumu | UZMAN BÖLÜMÜ | Uzm.Psik.Dan.Bülent Budak
Mesaj icon Konu: Men's Health Dergisi için yazdım Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
uzman
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Gönderilenler: 486

Alıntı uzman Cevaplabullet Konu: Men's Health Dergisi için yazdım
    Gönderim Zamanı: 11-Eylül-2008 Saat 16:37

Mutlu bir evlilik yürütme ve boşanmadan kaçınmanın yolları…

Bence öncelikle mutlu evliliğin tanımını yapmak gerekiyor.

Mutlu birliktelik; kişilerin birlikteliklerinde karşılaştıkları çatışma ve sorunları tartışarak çözebildikleri birlikteliklerdir..Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi adı her ne olursa her türlü ilişkide ve birliktelikte (evlilik,iş,akrabalık,arkadaşlık,flört vs.) çatışma ve sorunların olmazsa olmaz bir gerçeklik olduğudur.

Söz konusu evlilik ilişkisi olduğunda durum çok daha özel farklılıklar göstermektedir. Çünkü evlilik ilişkisi güven,sevgi,aşk,sadakat,cinsellik,ortak yaşam gibi farklı bileşenleri ihtiva etmektedir.

Evlilikte mutlu olabilmek için öncelikle eş seçiminde duygu-mantık dengesinin çok iyi kurulması gerekiyor.Sadece aşk ya da sadece mantıksal gerekçelerle yapılan seçimler başlangıçta oldukça büyük riskler taşıyor.

Bu dengenin bir şekilde sağlandığı varsayımı üzerinde konuşmak gerekirse çiftlerin ilişkilerini zaman zaman alan değiştirmelerine rağmen 3 temel alandan birisi içinde daha fazla sürdürdüklerini görüyoruz.

Alan Teorisi(Bülent Budak-2008)
Bu alanlar şunlardır,

1.Sorun yok alanı
2.Tartışma alanı
3.Kavga alanı

Bu alanlardan birincisi olan sorun yok alanını tercih eden eşler;
Ortada sanki hiçbir problem yokmuş gibi davranırlar,karşı tarafın kırılmaması üzülmemesi ya da sorun büyümesin gibi gerekçelerle adeta mutlu rolü oynar her türlü olumsuz duyguyu içlerine gömerler.Bu alanda yaşayan çiftleri bekleyen kaçınılmaz sonuç ya öfke patlamaları,tahammülsüzlük, birden bire boşanma talebinde bulunmak ya da önemli ruhsal problemler yaşamaktır.

İkinci alanda yaşamayı tercih eden eşler her türlü çatışma ve sorunun nedenlerini tartışır ve çözüm yollarını birlikte bulmaya çalışırlar.Aslında dünyanın en mutlu çiftleri bu alanda yaşayanlardır.Fakat sürekli bu alanda kalabilmek hiç de kolay değildir. Bu alanda kalabilmenin şartı öncelikle kişilerin tam bir demokratik yaklaşım içinde olmaları,karşı tarafa saygılı davranmaları,sesini yükseltmemeleri,suçlamadan “ben diliyle”duygu ve düşüncelerini açık bir şekilde ifade etmeleri gerekiyor.
Örneğin
 “Ben bu konuda şöyle düşünüyorum”
“Ben bu konuda sana çok öfkelendim”
“Ben bu konuda haksızlığa uğradığımı düşünüyorum”
“Ben kendimi yalnız hissediyorum”
Eğer bu şartlara eşlerden birisinin dahi uyamadığı durumlarda eşler kendilerini aniden kavga alanında bulabilirler.Bazen de eşler birlikte ya da bireysel olarak sorun yok alanına geçebilirler.

Üçüncü alan olan kavga alanında uzun süre kalmak başta sevgi ve sayı olmak üzere birçok değerleri yitirip evliliği sorgulamaya ve boşanmayı düşünmeye yol açabiliyor.

Yukarıda belirttiğimiz alanlardan ikinci alan olan “tartışma alanında” daha fazla kalabilmek için önerilen konuşma tekniğinin yanı sıra “bireysel stres yönetimi” ve “öfke kontrolü” gibi konular üzerinde düşünmek ve gerekeni yapmak gerekmektedir.Çünkü eğer eşlerden biri dahi iş hayatı-özel hayat dengesini kuramadığından ya da başka nedenlerle oluşan stresini sağlıklı yollardan bedeninden atamıyorsa bir anda ilişkiyi kavga alanına taşıyabilir.Öfke stresin ya da bazı haksızlıkların türevi olmakla birlikte doğru yönetilmediğinde kişiye ve ilişkisine önemli zararlar verebilmektedir.Eğer eşlerden birisi diğerinin öfkeli olduğunu hissediyorsa kendisine hemen tartışmayı ertelemeyi önermelidir.Çünkü öfkeliyken yapılan tartışmalar bir anda kavgaya dönüşebilmektedir.

Bunların yanı sıra eşlerin birbirlerine çok özel davranmaları,karşı tarafı çok iyi dinlemeleri,ciddiye almaları,zaman zaman duygusal hesaba yatırımlar yapmaları (hediye,sürpriz vs.),birbirlerine zaman ayırmaları,karşı tarafı olduğu gibi kabul edip değiştirmeye çalışmamaları,yaşam alanlarını ve yaşam destek sistemlerini(arkadaş ilişkileri,evcil hayvan beslemek,çiçek yetiştirmek gibi)geliştirmeleri gerekmektedir.

Bu bahsettiğimiz durumlar tabii ki temelde birebir ilişkilerden kaynaklanan sorunlar karşısında yapılması gerekenleri içermektedir.Bir de evlendikten sonra ilişkiye dahil olan başta annebabalar ve kardeşler olmak üzere 3.kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir.Eğer bu konuda başarı sağlanamazsa bir çok emek ve sevgi ziyan olmakta eşler ya mutsuz olarak zoraki nedenlerle evliliği sürdürmekte ya da boşanmaktadırlar.

Bu konuda bazı önerilerde bulunmak gerekirse;

1.Karşı tarafın ailesi hakkında onur kırıcı ve saygısız konuşmalar ve davranışlarda bulunmamak ve onlara saygılı davranmak
2.Karşı taraf aile bireylerini olduğu gibi kabul etmek
3.Eşinizin kendi aile bireyleri ile periyodik görüşmelerine saygı göstermek
4.Asgari kültürel beklentilere göre davranmak(ziyaret etmek hal hatır sormak vs)
5.Kendi ailenizden eşinize gelen olumsuz yaklaşımlar karşısında hakkaniyetli davranmak ve eşinizi kendi ailenizle muhatap etmeden sorunu çözmek gerekir

Evlilikler özellikle hangi nedenlerle krize dönüşüyor diye sorulursa

Aldatma ve güven sorunu
İlgisizlik ve sorumsuzluk
Kültür çatışmaları
Kayınvalide-Gelin anlaşmazlıkları
Cinsel uyumsuzluk

gibi nedenler sıralanabilir.

Terapiye gelen çiftler baz alındığında her 100 çiftten 70’inin aldatma ve güven sorunu yaşadığı görülmektedir.Cinsiyet olarak bakıldığında aldatma olayında her iki cins aynı oranda eşini aldatabilmektedir.

Evlilklerde yaşanan sorunlar karşısında hemen boşanmayı düşünmenin ve kaçış yolları aramanın doğru olmadığını düşünüyorum.Öncelikle sorunları 3.kişilere aktarmadan ve aracı kullanmadan doğru bir şekilde konuşarak çözmeye çalışmak gerekiyor.Bu yöntemle başarılı olunamıyor ve çözüm bulunamıyorsa mutlaka bir evlilik terepistiden yardım almak en doğru yoldur.

Tartışmadan ve çözüm yollarını denemeden ayrılmak fikri yeni bir birliktelik ve yeni bir insanla benzer sorunlarla mutsuzluğa devam etmek ve sonunda tekrar aynı noktaya farklı bir insanla gelmek anlamına gelebilir!



Düzenleyen uzman - 13-Eylül-2008 Saat 19:38
IP
nisan
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006
Konum: Aydın
Gönderilenler: 227

Alıntı nisan Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 11-Eylül-2008 Saat 17:22
son derece faydalı bilgiler Bülent Bey. Bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler. Eşimede e-mail aracılığı ile gönderdim yazınızı. O' nunda okumasını ve hangi alanda olduğumuzu birlikte değerlendirelim istedim. Sanırım biz "sorun yok"  alanındayız.
IP
bitkin
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28-Temmuz-2008
Gönderilenler: 93

Alıntı bitkin Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 11-Eylül-2008 Saat 21:22
iki alanda da bulunabilirmiyiz?sanırım biz sorun yok alanı ve kavga alanındayız
negüzel anlatmışsınız keşke herşey yazılanlar gibi olabilse yada uygulanabilse!
lale devri çocuklarıyız biz zamanımız geçmiş
IP
fgngzl
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 07-Haziran-2007
Gönderilenler: 287

Alıntı fgngzl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 11-Eylül-2008 Saat 21:30
bizde 2.ve 3.alandayız..ewet keşke hep bu yazılanlar gibi olunabilse...
FgN
IP
bitkin
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28-Temmuz-2008
Gönderilenler: 93

Alıntı bitkin Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Eylül-2008 Saat 15:16
bizim kültürümüzde zaten,bırakın hemen boşanmayı,yıllar sonra bile boşanmıyor insanlar.
eskiye nazaran fazladır belki ama.buda kadınların biraz daha ekonomi yönünden özgür olmasından kaynaklanıyor.buda güzel bir gelişme aslında. kesinlikle her bireyin ekonomik özgürlüğü olmalı.insanlar kendi kendilerine yetmeli.mutsuz yürüyen bir evlilikte çocuklar okadar kötü etkileniyo ki,o küçücük bedenlerin hiç bir suçu olmadığı halde gelecekteki bütün hayatları sırf bibiri ile çatışan anne baba yüzünden neden karmaşaya dönüşsün.keşke yürümeyen bir evliliği kolayca bitirebilsek,arkadaş kalıp birbirimize destek olabilsek.hem kendimiz için hemde sağlıklı çocuklar yetiştirmek için.parçalanmış aile çocukları deniliyor.ama ya parçalanamayan aslında çoktan parçalanması gereken ailelerin çocukları onları durumu daha ümitsiz daha acı verici bence
lale devri çocuklarıyız biz zamanımız geçmiş
IP
ahoy
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06-Temmuz-2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 6

Alıntı ahoy Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 13-Eylül-2008 Saat 18:07
slm hersey yazilip cizildigi gibi olsaydi ozaman herkez mutlu olurdu,problemleri bir potaya koyup eritelim ve herkez mutlu olsun ?nedersiniz.
IP
ahoy
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06-Temmuz-2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 6

Alıntı ahoy Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 13-Eylül-2008 Saat 18:17
size katimlamak elde degil.bence birseyleri bittirmek oyle kolay degil ,iki taraf icinde zor,gamsizsaniz,sevgisiz seniz,cabul bitirir ve arkaniza bakmadan ceker gidersiniz.bence kolay degil,nedersiniz?sizce altatmak veya altatilmak,kisinin haketigi icinmi yapiliyor  bence insanin  kisiliginden kaynaklaniyor.cunku icimizdeki,intikam hirs veya elde etmekicin cabalamak elde edince de basardim deyip kendini mutlu hisetmek mi dir sizce ????bence degil kendini kandirmaktir.
IP
bitkin
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28-Temmuz-2008
Gönderilenler: 93

Alıntı bitkin Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 13-Eylül-2008 Saat 21:34
evet aldatan kendini aldatır.karşısındaki hakettiği için değil,kişiliği bozuk olduğu için aldatır

lale devri çocuklarıyız biz zamanımız geçmiş
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Saglik ve Tip